NERELERE GİDİLİR
Mısır bir milyon km²'lik bir alana
yayılmıştır ve nüfus özellikle Nil
kıyılarında yoğunlaşmıştır. Kahire, Gize
Piramitleri, İskenderiye, Luksor, Karnak,
Teb Nekropolisi, Nil Vadisi, Abu Simbel,
Nâsır Gölü, Kızıldeniz, Sina Yarımadası
belli başlı turim merkezleridir.
641 Yılında kurulan ve 9. yüzyılda
Fatimiler döneminde gelişen El-Kahire,
ortaçağda Mısır'ın en kuvvetli kenti
haline gelmiştir. Nil deltasının
genişlediği yerdeki konumu ve 16
milyonluk nüfusu ile Afrika'nın en büyük
kenti olan Kahire her zaman sıcak tozlu
ve gürültülüdür. Trafik sorunu yoğun
olarak yaşanır ama bunun yanında Mısır
müzesi mutlaka görülmesi gereken
yerlerin başındadır. Mısır müzesi (
Mathaf al-Masri ) Tahrir Meydanı'nın
kuzeyinde yeralır ve her gün 09:00 -
16:45 arası açıktır. Dünyanın en zengin
koleksiyonlarından biri olan eski Mısır
hazinelerine ev sahipliği yapmaktadır.
Burada 120 binden fazla eser sergilenir.
Özellikle 1922 yılında Howard Carter'ın
Tutankhamon'un mezarından çıkardığı 1700
parça eser müzenin ikinci katında
sergilenmektedir.
Kahire'nin ünlü alışveriş merkezi
Hanü'l-Halili pazar günleri hariç her
gün açık ve ortaçağ döneminden kalmış
bir pazardır. El yapımı eserleri burada
bulabilirsiniz.Kalavun ve Berkuk
Külliyeleri dikkate değerdir. Hemen
yanında yer alan el-Nâsır Muhammed
Medresesi'nin taçkapısı Arap güçlerinin
Akkâ ( bugünkü İsrail ) seferinde Haçlı
Kilisesinden getirdikleri ganimettir.
Mısrü'l Kadim Mısır'ın Babili sayılan
Roma kalesinin içine inşa edilmiştir.
Burası Kopt cemaatinin Kahire'deki en
önemli merkezidir. Kale içine eski Roma
kapılarından girilir. 7. yüzyılda
yapılan El-Muallaka buradadır. Bakire
Meryem Kilisesi olarak da bilinir. Eski
Kahirede en ilgi çeken yerlerden biri de
Kopt Müzesi'dir. Her gün ( 09:00- 17:00
) arası açıktır.
Mısır Piramitleri, sadece firavunlar
için yapılmış mezarlar mıydı, yoksa
zamanı ölçmeye yarayan astronomik
işaretler miydi ? Piramitlerin uzaylılar
tarafından inşa edildiğini iddia edenler
de azımsanamayacak kadar çoktur.
Piramitlerin en ünlüleri olan Gize
Piramitleridir. İ.Ö.2600 yılı civarında
aynı sülaleye mensup farklı nesiller
tarafından birbirlerinden birkaç yüzyıl
arayla inşa edilmişlerdir. Üç piramidin
en büyüğü olan
Büyük Keops Piramidi
dünyanın yedi harikasından birisidir.
Eiffel kulesi inşa edilene kadar 137
metrelik yüksekliği ile dünyanın en
yüksek anıtıydı. Mezar odasına çıkan dar
ve dik dehlizler içeren bu piramit eski
Mısır gökyüzünde görülen takımyıldızlara
göre tasarlanmıştır.
Kefren Piramidi
biraz daha küçüktür , ama daha
yüksek bir arazide yeraldığı için daha
yüksek görünür.
Mikerinos Piramidi
bu üç piramidi tamamlar. Kefren'in
gizemli bir şekilde tasvir edildiği
Kefren başlı ve aslan gövdeli
Sfenks
bir zamanlar piramitleri Nil'e bağlayan
kutsal geçidin tabanına oturtulmuştur.
73 metre uzunluğunda ve 20 metre
uzunluğunda bir anıttır. Kefren'in
ölümünün ardından kumların altında kalan
Sfenks IV.Tutmosis tarafından kumu
temizlediği takdirde kendisinin yeni
firavun olacağı iddiası üzerine
kumlardan çıkarılmış ve bu tarihten
sonra eski Mısırlılar anıtın kehanet
gücü olduğunu düşünmüşlerdir. Bu bölgede
Güneş Barkası Müzesi gezilebilir.
Memphis'i yöneten kralların son dinlenme
yeri ve Mısır'ın en büyük kral
mezarlığıdır. Mimar Imhotep tarafından
Kral Coser için İ.Ö. 2670 yılında
üstüste altı sıra taş dizilerek inşa
edilen 60m. yüksekliğindeki
Basamaklı
Piramit bölgeye hakimdir. Teti
Piramidi yakınlarındaki Kagemmi ve
Mereruka Mezarlarında görülen soyluların
avlanması, festival ve balık tutma
resimleri etkileyicidir. Sakkara'nın
güneydoğusunda yer alan Memphis 6.
sülale başa geçene kadar Mısır'ın
başkenti olmuştur.
İskenderiye ve Akdeniz Kıyısı
İskenderiye kenti Büyük İskender
tarafından İ.Ö. 322 yılında kurulmuştur.
Ptolemaios dönemi boyunca Mısır'ın
başkentiydi. Görkemli saray ve
tapınakların yanısıra dünyanın en ünlü
kütüphanesine de sahipti. Akdenizden
gelen gemiler dünyanın yedi harikasından
biri olarak bilinen
Pharos Deniz
Feneri'nin bulunduğu limana gelirdi.
Tüm bu eserler bir dizi deprem sonucu
yokolmuştur. Yakın zamanda yapılan
sualtı araştırmalarında Doğu limanının
bazı kalıntıları ve heykeller
bulunmuştur. Kayıtbay Kalesi, Adbul
Abbas Camii, Yunan-Roma Müzesi, Kavmü'ş
Şukkâfa Katakombları gezilebilir.
Muntaza tatil merkezindeki kumsal 8 km
uzunluğunda kum deniz ve otel
olanaklarına sahiptir.
1942 yılında II. Dünya savaşının en
önemli çarpışmasının yapıldığı El-Alameyn
sahile 90 dakikadır. Bir savaş müzesi
vardır.
Yukarı Mısır'ın başkentidir. Arapça adı
( El-Uksur ) "tanrıların sarayı"
anlamını taşır. Eski Yunanlılar
tarafından Teb olarak bilinir. Kahire'ye
800 km. uzaklıktadır. III. Amenhotep'in
yaptırdığı Luksor Tapınağı Nil Kıyısında
ve kentin tam ortasındadır. Kuzeydeki
Karnak tapınağına giden Koç Başlı Sfenks
Yolu mutlaka görülmelidir. Kurniş Luksor
tapınağı ile Nil nehri arasında kente
doğru uzanan ağaçlık bir caddedir.
Turist tekneleri ve faytonlar
bulunabilir.
Mumyalama Müzesi her
gün ( 09:00 -13:00 ve 16:00 - 21:00 ),
yazın ( 17:00 - 22:00 ) arası açıktır.
Luksor Arkeoloji Müzesi'ne de
buradan ulaşılır.
Dendera inek tanrıça Hathor'a adanmış
tapınağı ile ünlüdür. Kleopatra
tanrıçalara tapınmak için buraya
gelmişti ve dönüşünde yaşayan tanrıça
olarak ona tapılmaya başlandı. Yine
önemli bir defin alanı olan Abydos ve
önemli bir tapınma yeri olan I. Seti
Tapınağı görülmesi gereken yerler
arasında yer alır.
Luksor'un güneyinde Nil vadisinde 3 ayrı
tapınak kompleksi vardır. Nil
teknelerinin duraklama noktası olan bu
üç tapınak Luksor veya Assuan'dan güneye
doğru giden her tur grubunun durak
yeridir.
Luksor merkezinden 2 km. uzaklıktadır.
Karnak Tapınağı 11. sülale
döneminde ulusal mabet haline gelmiştir.
İlerleyen yıllarda her firavunun kendi
mezarını inşa ettirmesiyle daha da
büyümüştür. Tanrıların heykellerinin
batı yakası veya
Luksor Tapınağı'na
götürülmek için kullanılan
Koç Başlı
Sfenks Yolu tapınak girişinden Nil
nehrine kadar uzanır. Karnak tapınak
yapılar 3 km²'lik bir alana yayılmıştır.
Teb tanrılarının en güçlüsü olan
Amon
Tapınağı buranın merkezindedir.
Firavunlar ülkeyi doğu yakasından
yönetmelerine karşın, defnedilmek için
batan güneşin simgelediği Amon Ra'nın
son dinlenme yeri olan batı yakasını
seçmişlerdir. I. Tutmosis buraya ilk
gömülen firavundur. Diğerlerinin de onun
izlemesiyle ortaya bir "ölüler şehri"
çıkmıştır.
Krallar Vadisi
gezilmeye değer.
Teb Nekropolisi
tapınaklar, küçük mezarlar ve yerleşim
merkezlerinden oluşur. 21 mt. lik Memnon
Heykelleri bir zamanlar
Amenofis
Tapınağı'nın girişini koruyorlardı.
Kraliçeler Vadisi ve
Medinet
Habu tapınakları gezilebilir.
Tanrıça Hathor'a adanan
Hatşepsut
Tapınağı gül rengi tepenin yamacına
oyularak yapılmış gerçek bir sanat
eseridir.
Hatşepsut Tapınağı'ndan bakıldığında
tepenin arkasında kalır ve görülmez.
Yeni Krallık firavunları atalarının
aksine daha güvenilir mezarları tercih
etmişlerdir. Tutankhamon'un mezarını
keşfeden Howard Carter 'ın kaldığı ev
burada görülebilir. 60'tan fazla mezar
bulunmasına rağmen bunların tamamı halka
açık değildir. Tutankhamon'un mezarı
1922'de büyük bir hazine ile
bulunduğundan beri büyük ilgi
çekmektedir. VI.Ramses, I. Seti,
III.Ramses, Horemheb, III.Tutmosis ve
II.Amenemhet'in mezarları en çok ilgi
çeken mezarlardır.
Mısır'ın en güneyinde yer alır. Eskiden
altın, fildişi ve baharat yolları
üzerinde yer alıyordu. Mısır
İmparatorluğu'nın çöküşü ile İskenderiye
ve Kahire'deki güç kaynaklarından uzak
kalan Assuan arka planda kalmıştır.
Uzunluğu 550 km.yi bulan Assuan Barajı
ve Nâsır Gölü gezilebilir. Eski Mısırda
Assuan sellerin başladığı yerdi.
Çağlayanlar nedeniyle nehrin yukarı
kısmına gidilemiyor ve nehrin Afrika'nın
kalbinden doğduğuna inanılıyordu. Nübye
Müzesi çok etkileyicidir. İsmaili
mezhebinin lideri
Ağa Han'ın Türbesi
burada bulunur.
Abu Simbel Tapınakları Eski Mısır
uygarlığının en önemli anıtları arasında
yer alırlar. II. Ramses taştan yaptırmak
yerine Nil Vadisi'nin kayalıklarına
oyulmuş tapınakları tercih etmiştir.
Assuana Barajı inşa edilirken bu
tapınaklar yer değiştirmiştir. II.
Ramses tapınağının yakınlarında karısına
ait küçük Nefertari Tapınağı bulunur.
Kıyıdan uzak küçük adalarda su sporları
yapılmaktadır. En büyük yerleşim yeri
Hurgada'dır. Akdenizi Kızıldeniz ve Hint
Okyanusu'na bağlayan Süveyş Kanalı
görülebilir.
Sualtı dalgıçlığının gelişmesi ile
birlikte Sina temiz suyu, mercan
kayalıkları ve balıkları ile dalgıçların
ilgisini çekmeye başlamıştır. Şarmü'ş
Şeyh dalgıçlar için oteller, restoranlar
ve alışveriş merkezleri içerir. 80'li
yıllarda Mısır Hükümeti sualtı yaşamını
korumak amacıyla Ras Muhammed Ulusal
Parkı'nı kurdu. Hristiyanlar için bir
ibadet yeri haline gelen Sina Dağı , Rum
Ortodoks cemaatine ait olan Azize
Katherina Manastırı gezilebilir.